Google

Nedeni Açıklanamayan İnfertilite

NEDENİ AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE

Nedeni açıklanamayan infertilite tanısı, yapılan tüm test sonuçlarının (normal sperm analizi, ovulasyon gerçekleştiğinin ispatı, rahim içi ve fallop tüplerinin durumu)  normal çıkması sonucu konulur. Gebe kalamayan çiftlerin %10-30’unda görülmektedir.

Nedeni açıklanamayan infertilitede tanısal laparaskopi yapılmasının gerekliliği tartışmalıdır. Laparaskopi, fallop tüplerinde diğer yöntemlerle tespit edilememiş bir patolojiyi veya endometriosis tanısını koymamıza yardımcı olarak aynı esnada  tedavi uygulamamızı sağlayabilir. Ancak normal HSG ve pelvik muayenesi olup tüplerinde risk faktörü olmayan semptomsuz kadınlarda pek bilgi vermeyecektir.

Nedeni açıklanamayan infertilite, standart testlerle tanı konulamayan sperm veya oosit (yumurta) fonksiyon anormallikleri, döllenme, implantasyon ve embrio gelişim bozukluklarını içermektedir. Ayrıca artan kadın yaşı ve infertilite süresi de önemlidir. 3 yıllık infertiliteden sonra kendiliğinden gebe kalma oranı %40 iken, 5 yıldan sonra %20’ye düşmektedir. Yani, her ne kadar nedeni açıklanamayan infertil çiftlerin çoğu tedavi olmadan gebe kalabileceklerse de yıllar geçtikçe şansları azaldığı için tedaviye başvurmaları gerekmektedir. Tedavinin amacı aylık gebe kalabilme oranlarını normal çiftlerin seviyesine çıkartmaktır.

TEDAVİ: Adından da anlaşılacağı gibi nedeni açıklanamayan infertilitenin sebebi bilinmemektedir. Bu sebeple uygulanan tedaviler belirli zamanda karşılaşan sperm ve yumurta sayısını arttırmaya yöneliktir. Önerilen tedavi yöntemleri  IUI (inseminasyon-aşılama), overyen stimulasyon (klomifen sitrat,  gonadotropinler) veya ART (yardımcı üreme teknikleri-tüp bebek) tir. Değerlendirme dikkatli yapılmalıdır ve tedavi planlanmadan önce çiftlerin yaşı, infertlite süresi ve daha önceki gebelikleri gözönüne alınmalı, over rezervleri de değerlendirilmelidir.

Nedeni açıklanamayan infertilitede tek başına aşılama (IUI) etkisi zayıftır (%4.1).  Klomifen sitrat ile kombine IUI (aşılama) yapılması tedavi etkinliğini arttırır (%9.5). Eksojen gonadotropinlerle IUI kombinasyonunda siklus başına düşen gebelik oranı %17 dir. Nedeni açıklanmayan infertilitede hiç tedavi almadan siklus başına düşen gebelik oranının sadece %3 olduğu gözönüne alındığında Gonadotropin+IUI tedavindeki  %17’lik başarı oranı iyi bir değerdir. Ayrıca 4 siklus  Gn+IUI tedavisinden sonra elde edilen toplam gebelik oranı %33’ü bulmaktadır.

Ancak Gonadotropin ve IUI ile 3 siklüs tedaviden sonra halen gebelik elde edilemediyse bu hastalarda 4. deneme yerine ART  yani tüp bebek önermek daha uygun olacaktır.

Tüp bebek tedavisinde amaçlanan şudur:  sperm ve oosit bir araya getirilir, döllenme ve erken embrio gelişimi izlenir, döllenmiş embrio transfer kateteri  ile rahim içine yerleştirilir.   Tedavi esnasındaki gözlemler çiftlerdeki nedeni açıklanamayan infertilitenin sebebi hakkında bilgi sahibi olmamıza yardımcı olmaktadır.

KISIRLIK VE TÜP BEBEK

Azalmış Yumurta Rezervi ve Yumurtaların Dondurulması
Kadın yaşının ilerlemesiyle birlikte yumurta rezervleri azalmaktadır.
Erkek İnfertilitesi (Kısırlık)
Kısırlık tedavisi için başvuran çiftlerin %20’sinde erkek kısırlığı tek neden olabilmektedir. Bu çiftlerin %20-40’ında ise diğer sebeplerle beraber erkek infertilitesi de önemli bir neden olarak eşlik etmektedir.
Over Rezerv Testleri
Son yıllarda yaşlanmayla birlikte yumurtalık folikül havuzu, boyutu ve kalitesini tanımlayan over rezerv ölçümlerinin önemi artmıştır. Bunların tümü bebek sahibi olmak isteyen hanımlarda gelecekteki gebelik şansını veya tedavi başarısını öngörmektedir.
Nedeni Açıklanamayan İnfertilite
Nedeni açıklanamayan infertilite tanısı, yapılan tüm test sonuçlarının (normal sperm analizi, ovulasyon gerçekleştiğinin ispatı, rahim içi ve fallop tüplerinin durumu) normal çıkması sonucu konulur. Gebe kalamayan çiftlerin %10-30’unda görülmektedir.
Kısırlık Nedenleri
Kısırlık (infertilite), 1 yıl süreyle hiçbir korunma yöntemi kullanılmaksızın cinsel ilişkide bulunulduğu halde hamile kalamamak anlamına gelir.
Kadın Yaşı ve İnfertilite (Kısırlık)
20-24 yaş arası fertilite en yüksek seviyededir. 30-32 yaşından sonra hafif şekilde azalır ve 40 yaşından sonra hızla azalır. ART (yardımcı üreme teknikleri) ile elde edilen gebelik başarı oranları da yaş arttıkça azalmaktadır. Yaşlı kadınlarda genç yaştakilere göre elde edilen oosit(yumurta) ve embrio sayısı ve döllenme şansı düşüktür.
Ovulasyon (Yumurtlama) Testleri
Gebe kalabilmek için başvuran çiftlerde rastlanabilecek problemlerden biri olan ovulasyon yani yumurtlama bozuklukları yaklaşık %15 görülmektedir. Bu durum gebeliğe engel olacak şekilde ağır (anovulasyon) veya hafif (oligoovulasyon) olabilir.
© Copyright 2010 Jinekomed Tüm Hakları Saklıdır. Yasal Uyarı
Powered By Nar Bilişim