Google

Over Rezerv Testleri

OVER REZERV TESTLERİ

Son yıllarda yaşlanmayla birlikte yumurtalık folikül havuzu, boyutu ve kalitesini tanımlayan over rezerv ölçümlerinin önemi  artmıştır. Bunların tümü bebek sahibi olmak isteyen hanımlarda gelecekteki  gebelik şansını veya tedavi başarısını öngörmektedir.

Yaşla birlikte gebe kalabilme yeteneğinin azalması ve artan FSH düzeyleri üreme yeteneğindeki azalmanın en erken belirtisidir. Yani adetin 3. Günü serum FSH düzeyi en basit ve en sık uygulanan over rezerv ölçüm yöntemidir. Ayrıca FSH ölçümü, tedavi uygulanacak bir hanımda kullanılacak eksojen gonadotropinlere over yanıtını ve başarı olasılığını da göstermektedir. FSH düzeyi yükseldikçe E2 düzeyi, toplanan yumurta sayısı, gebelik olasılığı ve canlı doğum başarısı da azalmaktadır.

Serum FSH değerinin reglin 3. Günü 10-15 IU/L üzeri anormal kabul edilir.

E2 yani östradiol seviyeleri de over rezervi hakkında faydalı bilgi vermektedir.

Tıpkı FSH gibi, E2 düzeyinin adetin 3. günü yüksek olması  (75 pg/ml üzeri) düşük gebe kalabilme yeteneğini göstermektedir. Serum E2 artışı, aynı zamanda FSH düzeyini baskılayarak aslında yüksek olan  FSH düzeylerini maskeleyip over rezerv sonuçlarını yanlış değerlendirilmesine neden olur. Yani reglin 3. Günü FSH ve E2’nin birlikte değerlendirilmesi, tek başına FSH ölçümü ile oluşan yanlış değerlendirmeyi azaltacaktır.

Klomifen Sitrat Testi:  Bazal FSH ve E2 ölçümü ile tanı konulamayan bayanların değerlendirilmesinde faydalı olmaktadır. 3. Gün FSH düzeyi normal olan kadınlarda 10. gün FSH düzeyi yüksek bulunması halinde kötü prognoz kabul edilir. Bu testin siklus iptalini öngörmesi %85, gebe kalamamayı öngörmesi %100 bulunmuştur. Tek başına FSH ölçümüne kıyasla 2-3 kat daha duyarlı bir testtir.

Bazal FSH düzeyi artışı veya  anormal Klomifen Sitrat  testi  yaşları genç olsa dahi prognoz kötüdür.

Over rezervini araştıran diğer çalışmalar: Over hacmi, antral folikul sayımı, GNRh agonist stimulasyon testi, EFORT testi ve AMH düzeyleridir.

AMH (anti müllerian hormon) doğrudan over rezervini yansıtır. Preantral ve erken antral foliküllerden salgılanır. Oosit miktarının yanısıra oosit ve embrio kalitesini belirler. AMH düzeyi  2.7 ng/ml’nin üstündeki kadınlarda artmış oosit kalitesine bağlı olarak daha yüksek implantasyon ve gebelik oranları izlenmektedir. PCOS’lu hastalarda AMH düzeyleri daha yüksektir. Yaş ilerledikçe ve antral folikül sayısı azaldıkça AMH düzeyi düşer.

AMH düzeyi 0.5-1.1 ng/ml ‘den düşük kadınlarda kötü over rezervinden söz edilir.

Over Rezerv Testleri Kimlere Uygulanmalıdır?

·         35 yaş üzeri

·         Yaştan bağımsız olarak nedeni açıklanamayan infertilite

·         Erken  menopoz aile hikayesi

·         Daha önce geçirilmiş over cerrahisi (kistektomi, drilling, tek taraflı yumurtalık alınması-ooferektomi)

·         Sigara

·         Gonadotropin tedavisine kötü yanıt

Anormal test sonuçları gebelik olmayacağı anlamına gelmez, bu testler uygulanacak tedavi seçimini belirlememize fayda sağlamaktadır.

 

KISIRLIK VE TÜP BEBEK

Azalmış Yumurta Rezervi ve Yumurtaların Dondurulması
Kadın yaşının ilerlemesiyle birlikte yumurta rezervleri azalmaktadır.
Erkek İnfertilitesi (Kısırlık)
Kısırlık tedavisi için başvuran çiftlerin %20’sinde erkek kısırlığı tek neden olabilmektedir. Bu çiftlerin %20-40’ında ise diğer sebeplerle beraber erkek infertilitesi de önemli bir neden olarak eşlik etmektedir.
Nedeni Açıklanamayan İnfertilite
Nedeni açıklanamayan infertilite tanısı, yapılan tüm test sonuçlarının (normal sperm analizi, ovulasyon gerçekleştiğinin ispatı, rahim içi ve fallop tüplerinin durumu) normal çıkması sonucu konulur. Gebe kalamayan çiftlerin %10-30’unda görülmektedir.
Ovulasyon (Yumurtlama) Testleri
Gebe kalabilmek için başvuran çiftlerde rastlanabilecek problemlerden biri olan ovulasyon yani yumurtlama bozuklukları yaklaşık %15 görülmektedir. Bu durum gebeliğe engel olacak şekilde ağır (anovulasyon) veya hafif (oligoovulasyon) olabilir.
Over Rezerv Testleri
Son yıllarda yaşlanmayla birlikte yumurtalık folikül havuzu, boyutu ve kalitesini tanımlayan over rezerv ölçümlerinin önemi artmıştır. Bunların tümü bebek sahibi olmak isteyen hanımlarda gelecekteki gebelik şansını veya tedavi başarısını öngörmektedir.
Kadın Yaşı ve İnfertilite (Kısırlık)
20-24 yaş arası fertilite en yüksek seviyededir. 30-32 yaşından sonra hafif şekilde azalır ve 40 yaşından sonra hızla azalır. ART (yardımcı üreme teknikleri) ile elde edilen gebelik başarı oranları da yaş arttıkça azalmaktadır. Yaşlı kadınlarda genç yaştakilere göre elde edilen oosit(yumurta) ve embrio sayısı ve döllenme şansı düşüktür.
Kısırlık Nedenleri
Kısırlık (infertilite), 1 yıl süreyle hiçbir korunma yöntemi kullanılmaksızın cinsel ilişkide bulunulduğu halde hamile kalamamak anlamına gelir.
© Copyright 2010 Jinekomed Tüm Hakları Saklıdır. Yasal Uyarı
Powered By Nar Bilişim